Gazeteci Oktay Candemir Yazdı: HDP'nin Kapatılması Kime Yarar, Kime Zarar

HDP, kapatma davasına karşı savunmasını hazırladı ve son gün olan 21 Nisan’dan önce AYM’ye teslim edecek. Daha önce AYM’nin yetersiz bularak geri iade ettiği iddianameyi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı neredeyse hiç değiştirmeyerek yeniden AYM’e sundu. HDP’nin kapatılması için nitelikli çoğunluğun yani 15 üyenin 10’nun kapatılması yönünde görüş belirtmesi gerekiyor. Bu da kapatılmama olasılığını güçlendiriyor ancak Türkiye’de bu kararlar yargının kararına göre değil iktidarın ya da devletin belirlediği politikalara göre veriliyor.

Türkiye’nin kapatılan partiler mezarlığı olduğunu düşündüğümüzde genel kanı HDP’nin kapatılacağı yönünde. Konuyla yakından ilgili çevreler üç ihtimalden söz ediyor:

1-Sadece hazine yardımı kesilecek

2-Sadece siyasetçilere yasak gelecek

3-HDP tamamen kapatılacak

Ciddi kaynaklardan edindiğim bilgilere göre bu 3 ihtimalde şu anda gerçekleşmeyecek.

Bunun sebebi ise şu; İktidarın birinci derecede sorumlusu AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda kafası karışık. AKP, her zaman olduğu gibi pragmatist yaklaşıyor ve kapatma davasının kendisine getireceği kar ve zararı hesap ediyor. En büyük endişe ise kapatma durumunda ilk seçimde Kürt oylarının direk Millet ittifakına gitmesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu riskleri henüz tam olarak kestiremediği için HDP’nin kapatılma davasına ilişkin bugüne kadar net bir açıklama yapmadı.

İkinci bir endişeleri ise içeriden ve dışarıdan gelebilecek yoğun tepkiler. Birçok kişi AKP’nin dış baskıyı hiç önemsemediğini ve kafasına eseni yapma gücüne sahip olduğunu söylese de, AKP’nin 3-4 yıl önce olduğu kadar güçlü olmadığını ve ağır sorunları olan hastalıklı bir partiye dönüştüğünü unutmamak gerekiyor.

İktidarın büyük ortağı MHP ile gayrimeşru ortağı Vatan Partisi ise HDP’nin kapatılması yönünde ısrarcı. AKP gibi pragmatist bir yaklaşım yerine tamamen intikamcı duygularla hareket ediyorlar. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, HDP’nin kapatılması halinde seçimlere ‘HDP’yi kapatan kahraman’ olarak girmek isterken MHP Lideri Devlet Bahçeli’de son günlerde yoğun bir biçimde İYİ Parti’ye giden milliyetçi oyların geri döneceğini umut ediyor.

Millet ittifakı da ellerini ovuşturmuş, HDP’nin kapatılmasını bekliyor. HDP’nin kapatılması halinde Kürt seçmenin AKP’ye tepki olarak ilk seçimde Millet İttifakını destekleyeceğini düşünüyorlar. Eğer bu gerçekleşirse CHP yönetimi Ulusalcı taban karşısında, İYİ Parti ise milliyetçi tabanına karşı oldukça rahatlayacak ve hükümetin ‘HDP ile ortak hareket ediyorlar’ algısından da kurtulmuş olacaklar. Kapatılma durumunda HDP ile herhangi bir görüşme ya da temas durumunun ağırlığından kurtulacaklarını düşünüyorlar. Kapatılma kararı verilirse Millet İttifakı bu yükten en karlı biçimde kurtulan taraf olacak. HDP’nin kapatılmasıyla turnayı gözünden vurmayı planlıyorlar.

Ortada bu denli karmaşık bir siyasi denklem var. HDP ile ilgili daha doğrusu Kürtlerin oylarıyla ilgili bir post kavgası yürütülüyor. Tüm siyasi partiler Kürtlere bir şey vermeden Kürtlerden çok şey almanın peşinde.

Siyasi partiler böyle düşünüyor ama konu HDP olunca tüm bunları devlet aklından bağımsız düşünebilmek mümkün değil. Devlet aklı bu konuda ne düşünüyor?

1990’larda ortaya çıkan Kürt dinamiğini parti kapatmaları, yargısız infazlar, tutuklama ve sürgüne gönderme yöntemleriyle kısmen de olsa etkisiz hale getirdiğini düşünen devlet aklı şimdi ise 2000 kuşağını tasfiye etmek istiyor. Aslında 2009 yılında KCK operasyonlarıyla başlayan bu süreç, 2015 sonrasında tam bir devlet politikasına dönüştü. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu manzarayı kendi deyimleriyle ‘Terörle mücadelede başarısızlığın fotoğrafı’ olarak değerlendiren devlet aklı şimdi 2000 Kürt kuşağını HDP’yi kapatarak tamamen siyasetin dışına atmayı ve dolayısıyla tasfiye etmeyi planlıyor. Devlet, HDP’nin ardından yeni bir partinin kurulacağını ve bunun halkta daha fazla karşılık bulacağını biliyor ama HDP’nin kapatılması ile deneyimli siyasi kadroların yasaklanmasının ardından gelecek olan siyasi kadroların deneyimsiz olacağını ve uzun bir süre bocalayacağını da düşünüyor. Zaman kazanmak ve sorunun çözümünü olabildiğince ertelemek istiyorlar.

Devlet mekanizması muhtemelen HDP’nin kapatılma davasına ilişkin AKP ile bir uzlaşmaya vardı. Şimdilik iktidarın siyasi kaygıları göz önünde bulundurularak 2023 seçimlerinden önce kapatılma konusunda bir karar alınmayacak ama seçimlerden sonra kim kazanırsa kazansın işe HDP’nin kapatılmasıyla başlayacak. Çünkü devletin koridorlarında Kürt meselesine ilişkin yeni bir şey yok. Vur-kır-parçala söylemi olduğu gibi devam ediyor.

Sonuç olarak HDP üzerinde fiili baskı devam edecek ama HDP’nin seçimlere girmesi engellenmeyecek. HDP 2023 seçimlerine girecek. Seçimlerden sonra ise HDP’nin kapatılma davasında karar verilecek.

Ancak şunu da unutmamak gerekiyor; Burası Türkiye yarın ne olacağını bilemeyiz. Hele iktidarda AKP varsa iki defa düşünmek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Candemir - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbr Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbr Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbr Çaldıran editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbr Çaldıran değil haberi geçen ajanstır.