Memet Moraner Yazdı: DEM dema AZADİYÊ YE

HEP'ten DEM'e kadar olan siyasi mücadelemiz bütün baskı ve kutuplaşmalara rağmen toplumsal değerlerden taviz vermeden bütün ezilenlerin sesi olup toplumun refahı ve özgür yarınları için onurlu mücadelesini bugüne kadar getirmiştir.

2023 yılını geride bırakırken toplumun hafızasında birçok şey de kaldı; açlık sınırına mahkum edilen toplumumuz, barış, kardeşlik kavramlarının anlamını yitirdiği, sınır ötesi operasyonlarla savaşın tırmandığı, gözaltı, tutuklama operasyonlarıyla bütün muhalif kesimlerin sesinin bastırıldığı, özgür basına ambargonun konulduğu, acı ve gözyaşlarının olduğu bir yılı geride bırakıyoruz. Mevcut sistemin ortaya çıkardığı bu kara tablo toplumsal psikolojiyi alt üst edip toplumu umutsuz bırakmıştır. Partimiz toplumun tükenen bu umuduna DEM dema AZADÎYÊ YE şiarıyla toplumun bütün kesimlerine yeni bir umut olmuştur. Yeni yılda bu umut mutlaka kazanacaktır.

Bütün kutsal kitaplarda kutsanan ilk şey yaşam hakkıdır. Günümüz dünyasında kapitalist modernitenin sermaye sınıfları kendi yaşam alanını genişletmek için bütün mazlum halklara yaşamı daraltmıştır. Ölümlerin, savaşların kol gezdiği bir dünyayı ve insanların insani yaşam hakkını cehenneme çeviren bütün anlayışları kınıyorum.

Yanı başımızdaki Rojava’da Filistin’de dünyanın her yerinde insanların çektiği acıları yürekten hissediyorum. Anlayış olarak bütün ölümlere karşı olduğumuzu dili, dini, rengi ne olursa olsun her insanın yaşam hakkının Kutsal olduğunu, temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu savunuyoruz.

Bu çerçevede Kürtleri düşündüğümüzde aynı anlayışın Kürtler içinde ölüm ve korku ürettiğini, bunun artık Kader olmadığını, bunun karşısında her insanımızın en üst seviyede insani refleksini ortaya koyarak karşı çıkması gerektiğini, her insanın vicdani sorumluluğu olduğunu açıkça belirtmek istiyorum.

Bu ülkenin asli kurucu unsurlarından biri olan Kürt halkı, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana demokratik bir hak olan statü ve dil-kültür talepleri ve mücadelesi, geçmiş ve şuan ki mevcut hükümet ve sistem tarafından hep ötekileştirilip bastırılmıştır.

Kürt halkına ve değerlerine olan bu tahammülsüzlük had safhaya ulaşmıştır. Daha düne kadar ellerinde Kuran meydan meydan dolaşanlar, Kürt halkının İslami değerler noktasında ki hassasiyeti üzerinde nemalananlar, kendi hutbelerinde bütün dillere müsaade edip Kürtçeyi yasakladılar. Bu iki yüzlü riyakar sistem sadece seçim dönemlerinde Kürt halkından oy almak için bölgeye seferber olup İslam ve sözde kardeşlik söylemleri üzerinde siyaset yapıp oy torbalarını aldıktan sonra her söylemini unutup gider.  İşte biz böyle bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Bir torba oy pusulayla Kürtleri eşdeğer kılan bu sistem Kürtleri hep parçalamayı ve kandırmayı başarmıştır. Kandırılamayan, pusulası ve kıblesi belli olan, değerlerine sarılan, özgürlük mücadelesi yürüten, halkımızın diğer kesimini hukuku rafa kaldırarak anti demokratik yollarla mücadelesini bastırıp, zindanları layık görmüştür. Zindanlarda da bunun mücadelesini veren insanları zindanın içinde bir zindan oluşturarak, insanlarımızı tecrit altına alıp baskıları en üst seviyeye kadar getirmiştir. Zindanlardaki bu insanlık dışı uygulamalara karşı açlık grevine giren tutsakların sesine kulaklarını adeta tıkamıştır. Bu sistem hiçbir suçu olmayan yaşlı ve hasta tutsakları adeta rehin alıp tecrit etmiştir. 80 yaşındaki Makbule Özer anne ve 84 yaşındaki Mehmet Emin Özkan bunun en iyi örneğidir.

Bu hastalıklı sistemin Kürtlerin mücadelesini bastırmak için bütün enerjisini Kürt siyasetine karşı harcadığı apaçık ortadadır. Dünyanın hangi yerinde olursa olsun Kürtler adına olan her kazanıma karşı harekete geçmiştir. Kürt önderlerini ve öncülerini toplumda itibarsızlaştırmaya çalışmıştır. Daha düne kadar din siyaseti yapıp Kürtlerden oy alan bu hükümet ve ortağı Kürtlerin büyük bir milli ve dini lideri olan Şeyh Sait efendiye yüzlerce hakaret etmiştir. Bugün hala gerek Şeyh Said'in gerek Seyid Rıza'nın defin yerlerini dahi Kürt halkından saklamaktadırlar. Ölülerimize bile saygıları ve tahammülleri kalmamıştır.

Evet, yakın zamanda ülkemizde bir yerel seçim olacak sistemin taşeronları boş torbalarını sırtlayıp bölgeye akın ediyorlar. Yine seçim yine Kürtler masada. Bu taşeronlar yabancı da değil, bunlar kene gibi bu halkın kanını emen bu sistemin eğitimli usta oyuncuları, bölgeyi iyi tanıyan ve bölgeye bir çivi dâhi çakmayan sözde Kürtlerdir. Hiçbir zaman yerine getirilmemiş sözleri tekrar vererek yalvar yakar aşiret ve akrabalık bağları üzerinden insanlarımızın aklına girerek torbalarını doldurup Ankara’ya doğru yol alacaklar. Olan yine bu halka olacak, çünkü biz bu senaryoları çok gördük. Bu filim artık tutmaz

Bin bir emekle alınan belediyelerimize halkın iradesine saygı duymayan bu hükümet, kayyumlarla yerellerimizi adeta işgal edip, borç batağına sokup, halkımıza yapacağımız hizmetin önüne Kayyumlarla barikatlardan set kurmuştur. Bu seti kırmak ve bu senaryoları boşa çıkarmak için DEM dema Azadiyê ye şiarıyla partimizin etrafında kenetlenmeliyiz. Yakın zamanda kongreye giden partimizin kısa ismine dahi tahammül etmeyen bu zihniyet karşısında DEM Partimizin rengini ortaya çıkarmalıyız.

Bu çerçevede düşünerek özelde ilçemizde genelde ilimizde bu süreçte ben de varım diyen her aday adayı arkadaşımız değerlidir. Halkımızın ön seçimle belirleyeceği aday adayı arkadaşlara şimdiden başarılar diliyorum. Sonuç ne olursa olsun hangi arkadaşımız seçilirse seçilsin etrafında kenetlenerek irademizi ortaya koyarak bu sürece hep birlikte cevap olup kayyumları göndermeliyiz.

Birlikte güç olup kazanacağımıza olan inançla bütün halkımızı selamlıyor yeni yılda halkımıza barış, sevgi, bolluk ve umut dolu bir yıl diliyor, halkımızın yeni yılını kutluyorum.

Dur Neçe Dem ev DEM e.

Ayrıca Çaldıran haber ve Ajans65tv ekibine de emeklerinden dolayı teşekkür ediyor yeni yılda başarılar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Moraner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbr Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbr Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hbr Çaldıran editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbr Çaldıran değil haberi geçen ajanstır.