Oktay Candemir: Bunlardan Neden Kurtulmalıyız?

Kayıtsızca dilenerek yaşarlar. Aptal, kaba ve kurnazdırlar. İnanarak ve kolayca yalan söylerler.

Sokakta yürüyen, alışveriş yapan kadınlardan nefret ederler.

Mağduruz derler ama vakti geldiğinde en büyük zalim olurlar. Bilmem ne haber kanalı dışında bir şey izlemez, gazete okumazlar… Kitap okuyanlarla alay ederler.

Devlet dairesinde nasıl da torpil yapıp işlerini hallettiklerini gururla anlatırlar.

Kimseye yardım ettikleri görülmemiştir. Yardımseverlikleri sadece kendilerine yardım edildiği zamandır.

Evlerinde kitap, tablo ya da plak yoktur. Para kasaları, çekler ya da yardım paketleri vardır.

Yanlış partiye oy vermekten gurur duyarlar. Hiç bir şeye kafa yormaz, çalışmazlar. Emek denilen şeye güler, bedavadan yaşamaya bakarlar.

Devletin imkânları (Aslında halkın imkânları) onlar için büyük bir mücadele ile kazanılmış, hak edilmiş bir ganimettir.

Korkak ama cesur görünmek gibi bir hünerleri vardır. Güce karşı itaatkâr, gariban komşusuna karşı kabadayı olurlar. Bakkala veresiye borcunu ödememek için her türlü dümeni çevirecek kadar sahtekârdırlar.

Askerliği bedelli yapar ama o vatansever olur, sen vatan haini…

İl Başkanının bir telefonuyla bankadan 800 bin kredi çeker ama yağ fiyatlarından da dış güçleri sorumlu tutarlar.

Dindar olduklarını söyler ama aslında kindardırlar.

Yürürken sana çarptıklarında pardon demek nezaketinden uzaktırlar.

Sokak köpeklerini gördükleri yerde dövmeye başlar, sonra ‘Sokak köpekleri çok tehlikeli’ diyerek yaygara koparırlar.

Müzikten nefret ederler ama nefret ettikleri şarkıları seçim şarkısı olarak söylemekten tereddüt etmezler.

Herkesi bunalta bunalta yüksek perdeden konuşurlar. Sen onu dinlersin ama sen konuştuğunda gökyüzüne bakarak ıslık çalarlar.

Tecavüz haberlerini dinlediklerinde ‘ Sorun değil, her yerde oluyor böyle şeyler’ diyerek tecavüzcüyü aklarlar.

Yoksulluktan kıvranır ama akşama kapısına bırakılacak bir torba makarnanın verdiği mutlulukla huzur içinde uyurlar. Sonra oyunu götürür, onu bir paket makarnaya muhtaç kılan partiye verirler.

Şükür eder ama dünyanın ganimetlerinden faydalanmak için her zorbalığa başvururlar. Hırsızlık sonucunda elde ettiği malı mülkü de Allah’ın kendilerine bir lütfu olarak görürler. Hem bu dünya hem diğer dünya ‘bizim’ diyecek kadar bencildirler…

Pijamalarını giyer erkenden uyurlar. Yarı gecelerde yıldızlara bakarak başka dünyaları düşünmek yerine yarın devlet dairesinde çalışan akrabasına gidip emmioğlunu nasıl işe koyacağını düşünürler.

Dünyanın başka bir yerinde nasıl hayatlar yaşandığı onları asla ilgilendirmez. Gözleri şaşı bakar ama bir gözü benim, bir gözü senin cebine bakar.

Bu yüzden ilk seçimlerde bunlardan mutlaka kurtulmalıyız.

Şükrü Erbaş’ın ‘Köylüleri neden öldürmeliyiz’ şiirinden alıntılanmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oktay Candemir - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbr Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbr Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbr Çaldıran editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbr Çaldıran değil haberi geçen ajanstır.