Selahattin Demirtaş'tan Muhalefete Sert Sözler

Hakların Demokratik Partisinin eski eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaptığı açıklamada "Bize parmak sallayıp söylem dayatan bazı muhalefet sözcülerinin hadlerini ve hudutlarını bilmelerinde fayda var" ifadelerine yer verdi.

Dışarıda olsaydık ne referandumda evet çıkardı ne de Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanabilirdi.'


Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan  HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 15 temmuz darbe girişiminden sonra siyasetçilerin 'kandırıldık' demelerini samimi bulmadığını söyledi. Demirtaş, "Kendini kandırılmış olarak gören, cemaatler vs. konularda kandırıldık diyen siyasetçiler de gerçekten samimi olsalardı direksiyonu 15 Temmuz sonrasında otoriterliğe kırmak yerine demokrasiyi tercih ederlerdi. Dolayısıyla kandırıldık demelerini samimi bulmuyorum" dedi.  

" AKP elitinden olmayan herkes artık ötekidir" diyen Selahattin Demirtaş, "Hatta AKP seçmeni bile potansiyel ötekidir. Çünkü bir süre sonra artık AKP’ye oy vermeyecekler ve onlar da ötekileşecekler" ifadesini kullandı.

Muhalefetin, AKP'nin günemine ayırdığı zamanı da eleştiren Demirtaş, "Muhalefet ise AKP’nin gündemiyle fazlaca meşgul olup enerji harcıyor. Bu şekilde umutları da ziyan ediyor"  şeklinde konuştu. 

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Enver Aysever'in sorularına yanıt verdi. Demirtaş'ın Cumhuriyet'te yer alan açıklamalarının bir bölümü şöyle: 

TOPLUM FELAKETİ ANLADI

- “Seni başkan yaptırmayacağız” dediğiniz süreç Türkiye’ye yeni bir düzenin gelmesiyle sonuçlandı. “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” sizce nasıl işliyor? Erdoğan başardı mı, yoksa “kâğıt üzerinde başkan ama sorunlar olduğu gibi duruyor, bu iş tutmadı” diyor musunuz? 

Mevcut ucube sisteme itirazlarımızı ilk andan itibaren ve en net şekilde belirtmiştik. Daha hiç kimse, bu sistemde Türkiye’nin başına nelerin geleceğini düşünemeden biz hepsini öngördük ve toplumu uyararak gidişatı durdurmaya çalıştık. Ancak Erdoğan’a istediği fırsatı sunan şey bizim yetersizliğimiz değildi. 


Toplum bir yandan hendek ve barikat operasyonlarında yaşanan yıkımın şokunu yaşarken üstüne bir de 15 Temmuz’un ve sonrasındaki OHAL koşullarının yol açtığı şok yaşandı. Erdoğan ile Bahçeli ikilisi de yanlarına Mehmet Ağar ve Doğu Perinçek’i alarak ve toplumun bu şok halinden yararlanarak “şok doktrini” taktiğini uygulayıp bir oldubittiyle sistem ve rejim değişikliğine gittiler. Toplum, ancak çok sonraları başına gelen felaketi anlamaya başladı. 

Ayrıca 4 Kasım 2016’da bizim tutuklanmamıza yönelik siyasi operasyonlar da yeni sistemin hayata geçirilebilmesi için yapıldı. Nitekim bizler tutuklanır tutuklanmaz plan hemen devreye sokuldu. Biz hapisteyken referandum, sonrasında da Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Eğer bizler dışarıda olsaydık ne referandumda evet çıkardı ne de Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanabilirdi. 

KALICI BİR SİSTEM KURAMIYOR

- Yoğun eleştiri almasına karşın Erdoğan hemen tüm isteklerini hayata geçiriyor, “çoklu baro” meselesinde olduğu gibi. Demokrasinin bunca hasar aldığı süreçte, sizce muhalefetin dili nasıl?

Evet, doğru. Erdoğan tek elde topladığı yasama, yürütme ve yargı yetkilerine dayanarak her türlü isteğini hayata geçirebiliyor. Ancak az önce de belirttiğim gibi kalıcı bir sistem kuramıyor. İnşa etmiyor, yaptığı her şeyle sadece yıkıyor. 

Muhalefet ise AKP’nin gündemiyle fazlaca meşgul olup enerji harcıyor. Bu şekilde umutları da ziyan ediyor. Bunun yerine, bir araya gelerek doğrudan halkla birlikte açık hava forumları, açık hava grup toplantıları, mitingler ve yürüyüşler yapsalar hem yıkımın etkisini azaltabilirler hem de çözüm politikalarını halkla birlikte oluşturabilirler. İktidarın algılatmak istediğinin aksine, sokak demek şiddet demek değil. Sokak haktır ve demokrasinin olmazsa olmazıdır. Her türlü barışçıl gösteri hem anayasal hak hem de demokratik muhalefetin teminatıdır. Muhalefet halktan kopmamaya özen göstermelidir. 

DUYGUDA BİRLEŞİYORLAR

- Toplumsal kutuplaşma eleştirisi herkesçe dile geliyor; oysa bu karşıtlığın AKP iktidarını güçlendirdiğini de biliyoruz. Kürt siyasal hareketi bu bağlamda deneyimli “öteki”; bugün Türkiye’nin “ötekisi” kimler?

AKP elitinden olmayan herkes artık ötekidir. Hatta AKP seçmeni bile potansiyel ötekidir. Çünkü bir süre sonra artık AKP’ye oy vermeyecekler ve onlar da ötekileşecekler. Tüm ötekilerin duyguda ve itiraz noktasında birleştikleri düşüncesindeyim. Halka güveniyorum.

21 Tem 2020 - 12:41 Edirne/ Havsa- Siyaset --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbr Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbr Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Hbr Çaldıran editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbr Çaldıran değil haberi geçen ajanstır.



Çaldıran Markaları

Hbr Çaldıran, Çaldıran ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (555) 017 44 65
Reklam bilgi