Bir Uyanışın Hikayesi

Geçtiğimiz günlerde girilen seçim sürecinin demokrasi açısından son yıllarda örneğine az rastlanılan ve özellikle Zan, Zendegi, Azadi (Kadın,yaşam,özgürlük ) alanında tarihin hafızalarında kolay kolay silinmeyecek bir etki bıraktı.

Büyütmek için resme tıklayın

Bu etkinin oluşmasında bölge belediyelerinin hemen hemen tümünde demokratik iradenin gaspıyla sonuçlanan kayyum atamalarının etkisi büyük elbette. Bunun yanında 22 yıllık iktidarın Türkiye toplumunda meydana getirdiği ağır ekonomik buhranların yanı sıra sosyal, kültürel ve özellikle insan haklarının ihlalleri sonucunda yüzlerce insanın akademisyen gazeteci ve siyasetçinin haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulması, hukuk devleti ilkelerinin Anayasal idari sistemin askıya alınarak, defacto tek adam  rejimine erişmesi gibi nedenler.

Toplumsal tepkinin oluşmasına neden olduğu aşikardır dünya toplumlarının kendi kendilerini yönetme sürecine girmelerinin sancıları elbette kolay olmamıştır. Bu süreçte özellikle 20.ve 21. yüzyıllarında demokrasi mücadelesinde toplumların yönetim şekillerini dizayn etme rejim ve sistemlerin inşa edilmesine ve demokratik iradenin kalıcı hale getirme aşamaları elbette geçtiğimiz yüzyıllar sürecinde kanlı ve acımasız savaşlara mal olduğu gibi bu dönemlerde ortaya çıkan birçok ideoloji ve yönetim sistemleri (sosyalizm, rasyolanizm, kapitalizm ,faşizm demokrasi) siyasi iktidarların kendilerini meşrulaştırma çabalarını kullandıkları yönetim biçimleri olmuştur.

Tüm bu süreçlerden sonra toplumsal olanla da inşa edilen demokratik iradenin halkın kendi kendini yönetme biçimi sorunsalı günümüz toplumlarında iktidarı ekinde bulunduranların farklı senaryolarıyla karşı karşıya kaldı maalesef.

Günümüz Türkiye’sinde iktidarı ellerinde bulunduranlar toplumsal itaat kavramıyla tüm toplumsal yapılarda meydana getiren oluşumları bu kavramsal çerçevede tutmak için adeta bir filmin daha önce yazılmış senaryosu gibi kimin ya da kimlerin ne şekilde karar verebileceği algıları üzerinde kurgusal bir metafora dayalı bir toplumsal dizayn inşa edildi.

Bu kurgusal dünyanın en iyi şekilde tanımlayan sinematik filmin The Truman Show adlı muhteşem örnek gösterebiliriz.

Filmin kahramanı Truman Burbank etrafını çeviren o kurgusal dünyaya karşı verdiği savaş sayesinde hepimizin kahramanı oluveriyor.

Truman’ın dünyası bir kurgu dünyasıydı ve doğduğundan beri etrafına çizilen ‘matris’ içerisinde yaşadığı için her şeyin bu dünyadan ibaret olduğunu zannediyor da hatta filmde Truman’ın arzusu ve korkularının dahi önceden özenle tesis edildiği görülür.

Geçtiğimiz günlerde geride bıraktığımız 31 Mart yerel seçimlerinin yapılacağı günümüz Türkiye’sindeki toplumsal olan yapı ve onu meydana getiren tüm oluşumların iktidardaki partiler tarafından 22 yıllık dizayn çerçevesi içerisinde çizilen sınırlar dahilinde karar verme süreçlerinde iradelerini sandıklara yansıtırken aslında daha önce onların algıları üzerinde etkili olan ve onlar için kurdukları dünyalar aracılığıyla neler ettikleri ve ezberlettikleri inançlar ile örülen duvarlarda hayatımıza yön veren zanlarımızla korkutan gelişmeyelim, simülasyonu ile yabancılaştırılan toplum kesimleri birden bire 31 Mart seçimleri sonrasında iktidarın tüm manipülasyonları rağmen özellikle Van (Serhat) bölgesinde farkla kazanan adayın mazbatasını irade gaspıyla elinden alınca uzun yıllarda The Truman Show’un filmin senaryosunun simülasyonu gibi başkahraman Truman gibi seçmenler kendi uyanışlarının hikayesini yazmaya başladı.

Demokratik iradenin gaspına yönelik yapılan bu hukuksuz girişimin önünde herkes kendini bir kar tanesi sorumluluğunda hissederek bir çığ gibi büyüyerek belki de gelecek yönlü üzerinde herkesin özgürlüğüne dair umutları perçinleştirerek peşinden gittikçe onu özgürleştirecek bir hediye.

Özetle bu toplumsal tepki ağzımızın ortasına sıkı bir tokat gibi duruyordu aslında.

Umarım bu tokadı üstlerine alınması gerekenler temsil noktasında iktidarı ellerinde bulunduran tüm kesimlere…

12 Nis 2024 - 21:36 Ankara/ Çubuk- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hbr Çaldıran Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hbr Çaldıran hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hbr Çaldıran editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hbr Çaldıran değil haberi geçen ajanstır.